18 Mayıs 2011 Çarşamba

BTK dan geri adım..

  22 Ağustosta yürürlüğe girecek olan 'İnternette Filtreleme' yasasıyla ilgili tartışmalar sona ermiyor.

  Bilgi İletişim Teknojileri Kurumu Başkanı Tayfun Acarer daha önce konuyla ilgili 'Sansür değil Güvenli İnternet getiriyoruz.Bu tartışmaları anlamak mümkün değil' demişti.

 'İnternetime Dokunma' kampanyasıyla bu yasaya karşı çıkan yurttaşlar, sosyal medyada oldukça etkili oldu ve BTK ya geri adım atma zorunda bıraktı.

 Çünkü kararda Güvenle internete geçileceğini,çeşitli filtrelemeler olacağını ama BTK'nın istediği siteyi kapatma hakkının bulunduğunu ve bu sitelere çeşitli yöntemlerle girmenin dahi artık yasaklanacağı eklenmişti.

 Yani bu kararla BTK bizim hangi siteye girip hangi siteye girmeyeceğimize karar vererek,bizim yerimize düşünecekti.

 Türkiye'de sosyal medya yoluyla en çok katılım ve ses getiren kampanya olan 'İnternetime Dokunma' kampanyası sayesinde bu faşist düşünceden vazgeçildi.

Şöyle ki BTK Başkanı bugün yaptığı açıklamada;

''Güvenli kullanmak isteyen güvenlisini seçer, güvenli kullanmak istemeyen aynen şu anki yapıyı devam ettirir. Güvenlisini seçen daha sonra örneğin gündüz güvenlisini kullanır, akşam şifresiyle mevcut durumuna döner. Olay aynen budur, bu kadar özdür, bu kadar basittir"  dedi.


Buna ek olarakta 'Çeşitli yöntemlerle yasaklı sitelere giriş yollarında bir değişiklik yapılmayacağını' ekledi.

  Böylece bir anda tüm Türkiye'yi şoke eden bu düşünceden sosyal medyanında büyük desteğiyle vazgeçilmiş oldu.

 2023 vizyonu olan,ileri demokrasiyi hedefleyen ve marka olma yolunda ilerleyen bir ülkenin gündeminde bunların konuşulması oldukça üzüntü verici..

Özgürlüğü kısıtlayıcı değil,ileri demokrasinin tartışıldığı bir 'Türkiye' dileklerimle..


Sevgiler;

Etiketler: , , , , ,

8 Mayıs 2011 Pazar

Demokrasinin Kaynağı


  Demokrasi, iki kurt ile bir kuzunun akşam yemeğinde ne yiyeceklerini oylamasıdır. Özgürlük ise ‘Tam teşekküllü bir kuzunun bu oylamaya karşı çıkmasıdır’ diyerek başlamak istiyorum.

  Demokrasi, tabii ki her zaman sizin işinize gelen kararlar vermez. Bu yüzden de demokrasiyi sevmeyebilirsiniz. Bana ne faydası var bana hep kaybettiriyor diyebilirsiniz… Ama düşünmemiz gereken bir şey var.

  Arkadan hızla bir nesil yetişiyor. Bu nesil demokratik bir ülkede, demokratik kişilerin yanında yetişmiyor. Hala babası ailede baskın, o ne derse o olur, annesi ‘dışarıda onu giyme bunu giyme geç kalma’ hocası ‘onu konuşma bunu sorma’ çocukluğumuzdan günümüze kadar demokratik olan durum sayısı hep azdı. Garanti demokratik diyebileceğimiz seçimlerde dahi bir kurt düşürüyorlar insanın içine.Acaba seçimlerde de mi bir yanlış var diye.

  Demek istediğim bize demokratik bir rejim, demokratik bir ülke vaat edilmiyor. Kendi kararlarımızı bile kendimiz alamıyoruz. Çoğu zaman gideceğimiz üniversite ve okuyacağımız bölüme dahi aile meclisi karar veriyor. Çünkü onlar benim istediğimi benden daha iyi biliyorlar..

  Demokrasi 3–5 kişinin demokratik olmasıyla kazanılamaz. Her birey kendi evinin önünü süpürürse dünyada hiç kirli sokak, cadde ve mahalle kalmaz mantığıyla yaklaşmamız gerek.

  O zaman buradan şu sonucu çıkarabiliriz. Her aile kendi çocuğuna karar verme şansı verse, her aile çocuğuna küçük yaşta sorumluluk alma güdüsünü tattırsa, ona çocukluktan beri demokrasiyi güdüleseydi,bugünkü karamsar tablodan çok daha iyi durumda olurduk.


Sevgiler;

Etiketler: